SALİH (ŞİİR)
.
SALİH
.
Üşüyen bir sabahın erkenin de
İz bırakarak yürüyorum karın teninde
Az ileride bir tane el arabası
Üzerinde birkaç çalı parçası
Kar eşeleyen birini görüyorum ötede
Hali vahim üstü başı çok sade
Ne arıyordu acaba titreten ayazda
Maden mi bulmuştu yerdeki beyazda
Mahzunca süzüyordu yanındaki çınarı
Kurumuştu sanki sevinç pınarı
Yanına gittim adım Salih dedi
Hüzün akıyor titreyen sesinde
Yokluğun soğuk nefesi ensesinde
Dedi ki her sabah yollara düşerim erken
Kırılmış dallar ararım millet uyurken
Dua ederim gece hep fırtına çıksın
Ağaçlarda ki çürük dallar kırılsın
Bu dallarla evimde soba yakayım
Aileme yüzüne utanmadan bakayım
Durum bu evlat ama isyan etmem
Hem Neyi değiştirir isyana gitmem
Çalı arayan şu ellerim solarsa solsun
Verirse de hamd, vermese de hamd olsun
O,Yokta varı arıyor kar içinden
Aklım duruyor bir an neden ve niçin'den
Evet, sanki ilk defa üşüyordum bu kış
Eritti beni, yerlere hüzünlü bakış
Bulması lazım evet bulmalıydı
Onun Sevinci sade bir çınar dalıydı
İnleyen çınarlar da Salih'e ağlar
Neden akmaz gözyaşım, gözyaşımı kim bağlar
Gitti Salih'im gitti yerlere baka baka
Bir dal için içli dualar çıkıyor hakka
O şuan belki de bir çınar arkasında
Bitmeyen fakirliğinin ebedi yasında
Düşünün rüzgâr çıkacak bir dal kırılacak
Ve Bu dallarla bebeler ısınacak
Bu durum taşlaşmış yüreğimi eritti
Gözlerim bir damla yaşı dışarı itti
Adımlarım da artık kederlendi
Onun hayatı kaderin tam kendi
Beynimdeki fırtınalar bendeki beni yuttu
Kaş Salih bu gece gülünü soğukta uyuttu
Sahi bebeler nasıl ısınacak
Hangi şefkat Salihleri saracak
Bir Salih oldum hayatına girdim
Öncesinden utanan biri idim
Artık bebeler için üşüyorum
Daha fazla karlara düşüyorum
Kar eşeliyor morarmış ellerim
Kışı eritiyor sıcacık terim
O dertli hayatın vardım tadına
Koşuyorum Salih'e, yardıma, imdadına
Hiçbir şey yapamazsam bende çalı toplarım
Yarın büyük huzura çalılarla çıkarım
.
MEHMET ORHAN DURDU
.

